Trabzon Büyüme Fırsatını Kaçırıyor

Trabzon Büyüme Fırsatını Kaçırıyor

Trabzon, sahip olduğu potansiyeli ne yazık ki bir türlü hayata geçiremiyor. Şehirdeki gelişmelerin hızı, gerçekten düşündürücü bir boyutta. Liman, sanayi ve turizm gibi alanlarda bazı adımlar atılmış olsa da, bu adımlar yüzeysel kalıyor ve Trabzon’un gerçek gücünü ortaya koymaya yetmiyor. Özellikle sanayi açısından Trabzon’un yıllardır değişen bir şey yok. Şehirde güçlü bir sanayi geçmişi yok ve bugün de bu durumu değiştirecek bir ilerleme yok. Şehrin ekonomisi hala geleneksel sektörlere dayalı; tekstil, gıda, tarım gibi alanlar şehrin bel kemiği olmaya devam ediyor. Ancak Trabzon’un sanayi yapısındaki bu dar çerçeve, şehri gerçek anlamda bir sanayi merkezi yapmaktan uzak bırakıyor. Yüksek teknolojiye dayalı yatırımlar yok, dijital dönüşümden bahsedemiyoruz ve bu da Trabzon’u geri bırakıyor. Sanayi tarafında gelişim beklerken, hâlâ eski usul üretimle yetinilmesi, şehrin ne kadar geride olduğunu gösteriyor.

Turizmde ise Trabzon’un potansiyelini sömürmek bir yana, kış turizmi konusunda hiçbir atılım yok. Uzungöl ve Sümela Manastırı gibi yerler yazın turist akınına uğruyor, ancak kışın bu şehirdeki turizm hareketliliği neredeyse sıfır. Trabzon’un kış turizmine uygun doğal yapısına rağmen, bu alan hala gelişmiş değil. Trabzon’un bu kadar cazip doğal güzellikleri varken, kış aylarında turizmi canlandıracak stratejiler bir türlü hayata geçirilemiyor. Sadece yaz turizmine dayalı bir ekonomi, şehrin geleceğini sağlam temeller üzerine kuramaz.

Ve en büyük sorunlardan biri, Trabzon’daki iş dünyası ve siyasilerin duyarsızlığı. Trabzon’un gerçek potansiyeli, siyasilerin ve iş dünyasının ilgisizliği yüzünden boşa gidiyor. Şehirdeki yerel yönetimler, sanayiye yönelik hiçbir cesur adım atmıyor, turizmi çeşitlendirecek projeler üretmiyor ve şehri geleceğe taşıyacak bir vizyon ortaya koyamıyor. İş dünyası da bu vizyon eksikliğinden nasibini alıyor; mevcut durumla yetinmekle yetiniyorlar, yenilikçi yatırımlar yapma konusunda ise oldukça çekingenler. Trabzon’un kalkınabilmesi için gerekli stratejiler ve yatırımlar bir türlü masaya yatırılmıyor.

Günün sonunda Trabzon ekonomik anlamda potansiyelini asla değerlendiremiyor. Liman, sanayi ve turizm gibi alanlarda atılan küçük adımlar, Trabzon’un gerçekten büyüyebilmesi için yeterli değil. Şehri daha büyük, daha güçlü bir ekonomik yapıya kavuşturmak için çok daha fazlası gerekiyor. Ancak bu durumu değiştirecek vizyon, cesaret ve strateji eksikliği, Trabzon’un daha uzun yıllar bu durumu kabullenmesine neden olacak gibi görünüyor. Şehir, bu fırsatları değerlendirmek bir yana, onları görmezden gelmeye devam ederse, ekonomik geleceği her geçen gün daha da kararmaya devam edecek.

Arif Arslan

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER